Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Yapılacak?
Türkiye'de eğitim sisteminde önemli değişikliklerden biri olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, yalnızca ders içeriklerinde ve öğretim yöntemlerinde değil, öğrencilerin nasıl değerlendirileceği konusunda da yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu nedenle öğrenciler, veliler ve öğretmenler açısından en çok merak edilen konulardan biri de “Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Yapılacak?” sorusu oluyor.
Yeni yaklaşımda ölçme ve değerlendirme, öğrencinin yalnızca bir sınavdan aldığı puanı belirlemekle sınırlı tutulmuyor. Öğrencinin öğrenme sürecindeki gelişimi, sahip olduğu bilgi ve beceriler, öğrendiklerini farklı durumlarda kullanabilmesi, yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu öğrenme kanıtları da dikkate alınıyor.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin temelinde beceri temelli ve bütüncül bir eğitim anlayışı bulunuyor. Modelde kavramsal beceriler, alan becerileri, sosyal-duygusal öğrenme becerileri, okuryazarlık becerileri ve eğilimler birbiriyle ilişkilendiriliyor.
Bu nedenle Türkiye Maarif Modeli'nde ölçme ve değerlendirme, “Öğrenci kaç puan aldı?” sorusunun yanında “Öğrenci ne öğrendi, bunu ne kadar kullanabiliyor, hangi becerileri geliştirdi ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyuyor?” sorularına da cevap arayan bir yapı olarak ele alınıyor.
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Nedir?
Ölçme ve değerlendirme, eğitim sürecinin öğrencinin öğrenme durumunu anlamaya yardımcı olan en önemli parçalarından biridir. Bir öğrencinin bir konuyu öğrenip öğrenmediğini yalnızca sınav sonucuna bakarak anlamaya çalışmak, öğrencinin öğrenme sürecinin tamamını ortaya koymayabilir.
Örneğin bir öğrenci matematik sınavından yüksek puan alabilir. Ancak bu öğrencinin öğrendiği matematiksel bilgileri gerçek yaşam problemlerinde kullanıp kullanamadığını yalnızca sınav puanından anlamak her zaman mümkün olmayabilir.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu noktada ölçme ve değerlendirmeyi daha geniş bir çerçevede ele alıyor. Öğrencinin öğrenme çıktılarıyla birlikte süreç içerisinde gerçekleştirdiği çalışmalar, ortaya koyduğu ürünler ve geliştirdiği beceriler de değerlendirme sürecinin önemli parçaları hâline geliyor.
Modelin beceri çerçevesinde kavramsal beceriler ve alan becerileri öğrenme çıktılarında kullanılırken sosyal-duygusal öğrenme becerileri ve okuryazarlık becerileri de programlar arası bileşenler olarak ele alınıyor.
Buradaki temel amaç, ölçme işlemini yalnızca bir “not verme” aracı olmaktan çıkarmaktır.
Ölçme sonucunda elde edilen bilgiler öğretmen için de anlamlı olmalıdır. Öğretmen, öğrencinin hangi konuyu öğrendiğini, hangi konuda zorlandığını ve hangi beceriyi geliştirmesi gerektiğini görebilmelidir. Öğrenci de aldığı geri bildirim sayesinde kendi öğrenme sürecini daha iyi anlayabilmelidir.
Dolayısıyla Türkiye Maarif Modeli'nde ölçme ve değerlendirme, öğretimin sonunda yapılan tek seferlik bir işlemden ziyade öğretim sürecinin içerisinde devam eden bir süreç olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Yapılacak?
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Yapılacak? sorusunun temel cevabı, değerlendirme sürecinin daha çok süreç odaklı, beceri odaklı ve geliştirici bir anlayışla yürütülmesidir.
Burada öğrencinin sadece ders sonunda ne kadar bilgi hatırladığı değil, öğrenme süreci boyunca neler yaptığı ve öğrendiklerini nasıl kullandığı da önem kazanıyor.
MEB tarafından yapılan açıklamalarda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ölçme ve değerlendirme yaklaşımının süreç temelli, beceri odaklı ve öğrenci gelişimini esas alan dinamik bir yapı üzerine kurulduğu belirtiliyor.
Bu yaklaşımın öğrenciler açısından önemli bir sonucu bulunuyor: Öğrencinin başarısı tek bir sınav anına indirgenmemeye çalışılıyor.
Örneğin bir öğrencinin bir proje hazırlaması, bir problemi çözme yöntemi, yaptığı bir sunum, sınıf içindeki uygulaması, oluşturduğu ürün, bir konu hakkında yaptığı araştırma veya öğrendiği bilgiyi günlük yaşamla ilişkilendirmesi öğrenme sürecine ilişkin farklı kanıtlar ortaya çıkarabilir.
Bu kanıtların tamamı aynı şekilde değerlendirilmek zorunda değildir. Dersin özelliğine, öğrenme çıktısına ve ölçülmek istenen beceriye göre uygun ölçme araçları kullanılabilir.
Burada önemli olan nokta, ölçme aracının öğrenme hedefiyle uyumlu olmasıdır.
Örneğin öğrenciden bir matematiksel problemi çözmesi bekleniyorsa yalnızca tanım ezberletmeye yönelik bir soru yerine öğrencinin matematiksel muhakeme yapmasını ve problemi çözmesini gerektiren bir görev daha anlamlı bir ölçme kanıtı oluşturabilir.
Benzer şekilde Türkçe dersinde öğrencinin bir kavramın tanımını bilmesi önemli olmakla birlikte, bu kavramı bir metin üzerinde analiz edebilmesi veya kendi düşüncesini yazılı olarak ifade edebilmesi de değerlendirilebilir.
Bu yaklaşımın temelinde “öğrenci ne biliyor?” sorusunun yanında “öğrenci bildiği şeyi ne yapabiliyor?” sorusu bulunuyor.
Türkiye Maarif Modeli'nde Süreç Odaklı Değerlendirme Nedir?
Türkiye Maarif Modeli'nin ölçme ve değerlendirme yaklaşımını anlamak için “süreç odaklı değerlendirme” kavramını anlamak gerekir.
Geleneksel değerlendirmede öğrencinin belirli bir tarihte gerçekleştirdiği sınavdan aldığı sonuç ön plana çıkabilir. Süreç odaklı değerlendirmede ise öğrencinin öğrenme sürecindeki gelişimi daha geniş bir zaman aralığında takip edilir.
MEB tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında süreç odaklı ölçme ve değerlendirme sistemine geçiş amacıyla öğretmenlere yönelik eğitimler düzenlenmiş ve geliştirici değerlendirme, süreç temelli değerlendirme ve becerilerin ölçülmesi gibi konular üzerinde çalışmalar yapılmıştır.
Süreç odaklı değerlendirmede öğretmen, öğrencinin öğrenme sürecini takip eder.
Örneğin bir öğrenci ilk uygulamada bir problemi çözemeyebilir. Öğretmen bu durumu yalnızca “başarısız” olarak değerlendirmek yerine öğrencinin nerede zorlandığını belirleyebilir. Daha sonra öğrenciye geri bildirim verilebilir, farklı bir etkinlik uygulanabilir ve öğrencinin aynı beceriyi daha sonra nasıl kullandığı tekrar gözlemlenebilir.
Böylece değerlendirme yalnızca geçmişteki performansı ölçmek için değil, gelecekteki öğrenmeyi geliştirmek için de kullanılmış olur.
Bu nedenle süreç odaklı değerlendirmede hata da öğrenme sürecinin bir parçası olarak ele alınabilir.
Bir öğrencinin yanlış cevap vermesi, öğretmen açısından öğrencinin hangi noktada desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren önemli bir bilgi olabilir.
Sonuç Odaklı Değerlendirme ile Süreç Odaklı Değerlendirme Arasındaki Fark Nedir?
Sonuç odaklı değerlendirmede öğrencinin belirli bir ölçme uygulamasının sonunda elde ettiği sonuç daha fazla öne çıkar.
Örneğin:
- Sınavdan kaç aldı?
- Kaç soruyu doğru yaptı?
- Dönem sonunda notu kaç?
- Hedeflenen puana ulaştı mı?
gibi sorular ön plana çıkabilir.
Süreç odaklı değerlendirmede ise bu soruların yanında öğrencinin öğrenme sürecine ilişkin daha geniş sorular sorulur.
Örneğin:
- Öğrenci hangi beceriyi geliştirdi?
- Hangi konularda zorlandı?
- Öğrendiği bilgiyi uygulayabiliyor mu?
- Problemleri hangi yöntemlerle çözüyor?
- Verilen geri bildirimleri kullanabiliyor mu?
- Zaman içerisinde gelişim gösteriyor mu?
- Kendi öğrenmesini değerlendirebiliyor mu?
Bu nedenle süreç odaklı değerlendirme, öğrencinin tek bir andaki durumunu değil, öğrenme yolculuğunu anlamaya çalışır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen ölçme yaklaşımı da sonuç yerine süreci merkeze alan bir anlayışla tanımlanıyor.
Türkiye Maarif Modeli'nde Öğrenme Kanıtları Nasıl Kullanılacak?
Türkiye Maarif Modeli'nde dikkat çeken kavramlardan biri de öğrenme kanıtlarıdır.
Öğrenme kanıtı, öğrencinin belirli bir öğrenme çıktısına ulaştığını veya ilgili beceriyi geliştirdiğini gösteren çalışma, ürün, cevap, performans ya da gözlem gibi unsurlar olarak düşünülebilir.
Örneğin öğrencinin:
- Bir problemi çözmesi,
- Deney gerçekleştirmesi,
- Proje hazırlaması,
- Metin yazması,
- Sunum yapması,
- Bir ürünü tasarlaması,
- Araştırma gerçekleştirmesi,
- Bir problemi farklı yöntemlerle çözmesi,
- Bir konu hakkında yorum yapması,
- Grup çalışmasına katılması
öğrenme sürecine ilişkin farklı kanıtlar sağlayabilir.
MEB'in 2026 yılında yayımladığı öğrenme etkinliklerinde de etkinliklerin öğrenme çıktıları, süreç bileşenleri, öğrenme-öğretme uygulamaları ve ölçme kanıtları dikkate alınarak hazırlandığı belirtiliyor.
Bu yaklaşımın önemli tarafı, ölçme ile öğretimin birbirinden tamamen ayrılmamasıdır.
Öğretmen bir etkinliği yalnızca öğrencilerin derste zaman geçirmesi için değil, aynı zamanda belirli bir öğrenme çıktısına ulaşmalarını ve bu öğrenmeye ilişkin kanıt ortaya koymalarını sağlayacak şekilde tasarlayabilir.
Böylece ders içerisinde yapılan etkinlikler de öğrencinin öğrenme durumunu anlamak açısından değer kazanır.
Türkiye Maarif Modeli'nde Hangi Ölçme ve Değerlendirme Yöntemleri Kullanılacak?
Türkiye Maarif Modeli'nde ölçme ve değerlendirme için tek bir yönteme bağlı kalmak yerine, öğrenme çıktısına ve ölçülmek istenen beceriye uygun farklı yöntemlerden yararlanılması önem taşıyor.
Çünkü her beceriyi aynı araçla ölçmek mümkün değildir.
Bir öğrencinin bir kavramı bilip bilmediğini belirlemek ile o kavramı gerçek yaşam probleminde kullanıp kullanamadığını ölçmek aynı değerlendirme yöntemini gerektirmeyebilir.
Bu nedenle ölçme araçlarının çeşitlendirilmesi önem kazanıyor.
Yazılı Sınavlar
Türkiye Maarif Modeli ile birlikte yazılı sınavların tamamen ortadan kaldırılması söz konusu değildir.
Yazılı sınavlar eğitim sisteminin önemli ölçme araçlarından biri olmaya devam ederken, soruların öğrencilerin bilgi ve becerilerini ortaya çıkaracak şekilde hazırlanması önem kazanıyor.
Özellikle beceri temelli ve süreç odaklı ölçme yaklaşımına uygun örnek yazılı soruların hazırlanması konusunda MEB tarafından çalışmalar yürütülüyor. 2026 yılında 9 ve 10. sınıflar için Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin yaklaşımına uygun örnek yazılı soruları yayımlandı.
Bu nedenle öğrencilerin yalnızca bilgiyi ezberlemesi yerine bilgiyi kullanabilmesi, yorumlayabilmesi ve farklı durumlara aktarabilmesi daha fazla önem kazanıyor.
Performans Görevleri
Performans görevleri, öğrencinin öğrendiği bilgi ve beceriyi belirli bir görev üzerinde kullanmasını sağlayan uygulamalardır.
Örneğin öğrenciden bir araştırma yapması, elde ettiği verileri analiz etmesi ve sonuçlarını sunması istenebilir.
Burada yalnızca ortaya çıkan son ürün değil, öğrencinin görevi nasıl gerçekleştirdiği de önem taşıyabilir.
Öğrencinin problem çözme yaklaşımı, araştırma süreci, bilgi kaynaklarını kullanması, yaptığı seçimleri açıklaması ve ulaştığı sonucu ifade etmesi farklı becerilerin gözlemlenmesini sağlayabilir.
Proje ve Ürünler
Projeler, öğrencinin daha uzun bir zaman diliminde çalışmasını gerektirdiği için öğrenme sürecinin farklı aşamalarını gözlemleme fırsatı sağlayabilir.
Öğrencinin proje konusunu belirlemesi, araştırma yapması, bilgileri düzenlemesi, çözüm geliştirmesi, ürün oluşturması ve elde ettiği sonucu sunması birçok becerinin aynı süreç içerisinde kullanılmasını gerektirebilir.
Bu nedenle proje çalışmaları yalnızca “proje teslim edildi mi?” şeklinde değerlendirilmemelidir.
Projenin hazırlanma süreci, öğrencinin ortaya koyduğu düşünme biçimi ve belirlenen öğrenme çıktılarıyla ilişkisi de dikkate alınmalıdır.
Portfolyo ve Ürün Seçki Dosyası
Öğrencinin farklı zamanlarda hazırladığı çalışmaların bir araya getirilmesi, gelişiminin izlenmesine yardımcı olabilir.
Örneğin bir öğrencinin dönem başında hazırladığı yazı ile dönem sonunda hazırladığı yazı karşılaştırıldığında öğrencinin yazılı anlatım becerisindeki gelişim daha açık biçimde görülebilir.
Bu nedenle öğrencinin yalnızca son ürününün değil, zaman içerisinde ortaya koyduğu çalışmaların da incelenmesi gelişim odaklı değerlendirmeyi destekleyebilir.
Öz Değerlendirme
Öz değerlendirme, öğrencinin kendi öğrenme sürecini değerlendirmesine imkân verir.
Öğrenci bu süreçte kendisine şu soruları sorabilir:
“Bu konuyu ne kadar öğrendim?”
“Hangi konuda zorlandım?”
“Bu problemi çözerken hangi yöntemi kullandım?”
“Bir sonraki çalışmamda neyi daha iyi yapabilirim?”
Bu sorular öğrencinin kendi öğrenme sürecinin farkına varmasına yardımcı olabilir.
Akran Değerlendirmesi
Akran değerlendirmesinde öğrenciler belirli ölçütler doğrultusunda birbirlerinin çalışmalarını inceleyebilir.
Buradaki amaç öğrencilerin birbirlerine yalnızca “iyi” veya “kötü” şeklinde yorum yapması değildir.
Öğrencinin belirlenen kriterlere göre çalışmayı incelemesi, güçlü yönleri ve geliştirilebilecek noktaları fark etmesi beklenir.
Bu yaklaşım öğrencilerin hem değerlendirme becerisini hem de kendi çalışmalarına farklı bir gözle bakabilmesini destekleyebilir.
Öğretmen Gözlemi
Öğretmenin sınıf içerisinde öğrencileri gözlemlemesi de ölçme ve değerlendirme sürecinin önemli parçalarından biri olabilir.
Öğretmen öğrencinin problem çözme biçimini, soru sorma davranışını, grup çalışmasına katılımını, düşüncelerini ifade etmesini veya bir görevi gerçekleştirme şeklini gözlemleyebilir.
Bu gözlemler, öğrencinin yalnızca sınav kağıdında ortaya koyduğu performanstan daha geniş bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olabilir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Beceri Odaklı Ölçme ve Değerlendirme Nasıl Olacak?
Türkiye Maarif Modeli'nin en önemli özelliklerinden biri beceri temelli eğitim anlayışıdır.
Modelde beceriler, yalnızca öğrencinin sahip olduğu bilgi miktarı üzerinden ele alınmıyor. Öğrencinin bilgiyi kullanabilmesi ve farklı durumlarda işe koşabilmesi de önem taşıyor.
MEB tarafından geliştirilen soru modelleme çalışmalarında da becerilerin gerçek yaşam senaryoları ve otantik bağlamlar üzerinden ölçülmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.
Örneğin matematik dersinde öğrencinin yalnızca bir formülü bilmesi yerine bu formülü gerçek bir problem üzerinde kullanabilmesi değerlendirilebilir.
Bir öğrencinin yüzde hesaplama yöntemini bilmesi başka bir şeydir. Alışverişte indirim oranını hesaplayabilmesi, bir ürünün farklı fiyatlarını karşılaştırabilmesi veya verilen bir bütçeye göre karar verebilmesi ise bilgiyi kullanmaya yönelik farklı bir beceri gerektirir.
Benzer şekilde fen bilimlerinde öğrencinin bir kavramın tanımını bilmesi yeterli olmayabilir. Öğrencinin deney sonuçlarını yorumlayabilmesi, veriler arasındaki ilişkiyi fark edebilmesi veya günlük yaşamla bağlantı kurabilmesi de önem taşıyabilir.
Bu nedenle beceri odaklı ölçme, öğrencinin sadece “doğru cevabı bilip bilmediğine” değil, o cevaba nasıl ulaştığına ve öğrendiği bilgiyi nasıl kullandığına da odaklanabilir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Sınavlar Nasıl Yapılacak?
Türkiye Maarif Modeli hakkında en yaygın meraklardan biri sınavların gelecekte nasıl uygulanacağıdır.
Öncelikle önemli bir noktayı netleştirmek gerekir: Türkiye Maarif Modeli ile birlikte sınavlar tamamen kaldırılmıyor.
Yazılı sınavlar ve diğer ölçme uygulamaları eğitim sürecindeki yerini koruyor. Ancak ölçme ve değerlendirme anlayışının yalnızca sınav sonucuna indirgenmemesi hedefleniyor.
Sınavların da öğrenme çıktılarıyla uyumlu olması ve öğrencilerin bilgiyle birlikte becerilerini ortaya koyabilmesine imkân vermesi amaçlanıyor.
Bu doğrultuda MEB tarafından beceri temelli ve süreç odaklı örnek sorular üzerinde çalışmalar gerçekleştiriliyor. Ayrıca bağlam temelli soru modelleme çalışmalarında gerçek yaşam senaryolarından yararlanılması hedefleniyor.
Dolayısıyla öğrencilerin yeni yaklaşımda yalnızca ezber yaparak sınavlara hazırlanması yerine, konuları anlaması, bağlantılar kurması, yorumlaması ve öğrendiği bilgileri kullanabilmesi daha önemli hâle geliyor.
Türkiye Maarif Modeli'nde Geri Bildirim Neden Önemli?
Ölçme ve değerlendirmenin en önemli amaçlarından biri öğrencinin gelişimine katkı sağlamaktır.
Bu nedenle ölçme sonucunun öğrenciye herhangi bir açıklama yapılmadan yalnızca puan olarak verilmesi yeterli olmayabilir.
Örneğin bir öğrenci matematik sınavından 60 aldığında “60” bilgisi öğrencinin hangi konuyu neden yanlış yaptığını tek başına açıklamaz.
Daha faydalı bir geri bildirim öğrencinin hangi öğrenme çıktısında zorlandığını, hangi yöntemi yanlış kullandığını veya hangi becerisini geliştirmesi gerektiğini gösterebilir.
Geri bildirim öğretmen açısından da önemlidir.
Eğer sınıftaki öğrencilerin önemli bir bölümü aynı öğrenme çıktısında zorlanıyorsa öğretmen konuyu yeniden ele alabilir, farklı bir öğretim yöntemi kullanabilir veya yeni bir etkinlik tasarlayabilir.
Bu nedenle değerlendirme, öğretimin sonunda kapatılan bir dosya olmaktan ziyade öğretimin sonraki aşamasına yön veren bir bilgi kaynağı hâline gelebilir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Öğrencinin Gelişimi Nasıl Takip Edilecek?
Öğrencinin gelişiminin takip edilmesinde tek bir sınav sonucu yeterli olmayabilir.
Öğrencinin farklı zamanlarda ortaya koyduğu performanslar bir arada değerlendirildiğinde gelişim daha anlamlı şekilde görülebilir.
Örneğin bir öğrenci dönem başında bir metni analiz etmekte zorlanırken dönem sonunda metindeki ana düşünceyi, yardımcı düşünceleri ve yazarın yaklaşımını daha başarılı şekilde belirleyebiliyorsa burada bir gelişim söz konusudur.
Benzer şekilde matematikte ilk başta problem çözme stratejisini belirlemekte zorlanan öğrencinin daha sonra uygun yöntemi kendisinin seçebilmesi de beceri gelişimine işaret edebilir.
Bu nedenle öğrencinin gelişimini takip etmek, yalnızca puanların artıp azalmasına bakmak anlamına gelmez.
Öğrencinin hangi becerilerde ilerlediği, hangi öğrenme çıktılarında desteğe ihtiyaç duyduğu ve zaman içerisinde nasıl bir gelişim gösterdiği daha kapsamlı biçimde incelenebilir.
2026 yılı için MEB'in planladığı çalışmalardan biri de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında performans göstergeleriyle öğrencilerin beceri gelişim süreçlerinin modellenmesine yönelik bir çerçevenin oluşturulmasıdır.
Türkiye Maarif Modeli'nde Öğretmenin Rolü Değişecek mi?
Türkiye Maarif Modeli'nde ölçme ve değerlendirme anlayışının değişmesi, öğretmenin rolünü de doğrudan etkiliyor.
Öğretmen artık yalnızca sınav hazırlayan ve sınav sonucuna göre not veren kişi olarak düşünülmüyor.
Öğretmenin öğrencinin öğrenme sürecini gözlemlemesi, öğrenme kanıtlarını değerlendirmesi, geri bildirim sağlaması ve ihtiyaç duyulan durumlarda öğretim sürecini yeniden düzenlemesi önem kazanıyor.
Bu nedenle öğretmenin ölçme araçlarını doğru seçebilmesi gerekiyor.
Her öğrencinin aynı yöntemle değerlendirilmesi de her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Bir beceriyi değerlendirmek için yazılı sınav uygun olabilirken başka bir becerinin performans görevi, proje, gözlem veya uygulama üzerinden değerlendirilmesi daha anlamlı olabilir.
Bu yaklaşım öğretmene daha aktif bir değerlendirme rolü verirken öğrencinin öğrenme sürecinin daha yakından takip edilmesini de amaçlıyor.
MEB'in 2026 yılında yayımladığı öğrenme etkinliklerinde de öğretmenlere rehberlik edecek materyallerin öğrenme çıktıları, süreç bileşenleri ve ölçme kanıtlarıyla birlikte hazırlanması bu yaklaşımın uygulamadaki yansımalarından biridir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Veliler İçin Ölçme ve Değerlendirme Ne Anlama Geliyor?
Türkiye Maarif Modeli'nin ölçme ve değerlendirme yaklaşımını anlaması gereken gruplardan biri de velilerdir.
Çünkü veliler açısından öğrencinin başarısını değerlendirmek çoğu zaman sınav notları üzerinden gerçekleşir.
Ancak süreç odaklı yaklaşımda velinin yalnızca “Çocuğum kaç aldı?” sorusuna değil, öğrencinin genel gelişimine de bakması önem kazanır.
Örneğin çocuğun matematik sınavından aldığı puanın yanında problem çözme becerisinin nasıl geliştiği, hangi konularda zorlandığı ve öğretmenin hangi geri bildirimleri verdiği de önemlidir.
Bir öğrencinin düşük puan aldığı bir sınav, tek başına öğrencinin başarısız olduğu anlamına gelmeyebilir. Aynı şekilde yüksek puan da öğrencinin bütün becerileri yeterli düzeyde geliştirdiğini kesin olarak göstermeyebilir.
Veliler için daha anlamlı olan, öğrencinin zaman içerisindeki gelişimini takip etmek ve ihtiyaç duyduğu alanlarda destek sağlamaktır.
Bu açıdan yeni ölçme ve değerlendirme yaklaşımı, veli-öğretmen iletişiminin de yalnızca notlar üzerinden değil, öğrencinin öğrenme süreci üzerinden yürütülmesini destekleyebilir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Öğrenciler İçin Ne Değiştirecek?
Öğrenciler açısından en önemli değişikliklerden biri, öğrenmenin yalnızca sınava hazırlanmakla sınırlı görülmemesidir.
Öğrencinin bir konuyu gerçekten anlaması, öğrendiği bilgiyi farklı durumlarda kullanabilmesi ve çeşitli beceriler geliştirmesi daha fazla önem taşıyor.
Bu yaklaşım öğrencinin derste daha aktif olmasını gerektirebilir.
Örneğin öğretmen bir problem verdiğinde öğrenciden yalnızca doğru cevabı bulması değil, kullandığı yöntemi açıklaması istenebilir.
Bir araştırma görevi verildiğinde öğrenciden yalnızca internetten bilgi toplaması değil, bilgileri karşılaştırması, değerlendirmesi ve kendi sonucunu oluşturması beklenebilir.
Böylece öğrencinin öğrenme sürecindeki düşünme biçimi de daha görünür hâle gelebilir.
MEB'in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne uygun olarak yayımladığı öğrenme etkinliklerinde de öğrencilerin bilgiyi edilgen biçimde edinmek yerine günlük yaşamla ilişkilendirerek aktif öğrenen hâline gelmesi amaçlanıyor.
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme ile Geleneksel Sistem Arasındaki Farklar
Türkiye Maarif Modeli ile birlikte ölçme ve değerlendirmede ortaya çıkan değişimi anlamanın en kolay yollarından biri, iki yaklaşım arasındaki temel farklara bakmaktır.
Geleneksel değerlendirmede öğrencinin sınav sonucuna daha fazla ağırlık verilebilir. Türkiye Maarif Modeli'nde ise öğrencinin öğrenme sürecindeki farklı performanslarının ve öğrenme kanıtlarının değerlendirilmesi öne çıkıyor.
Geleneksel yaklaşımda “kaç puan aldın?” sorusu ön plandayken yeni yaklaşımda “hangi beceriyi geliştirdin?” ve “öğrendiğin bilgiyi kullanabiliyor musun?” soruları da önem kazanıyor.
Bir diğer önemli fark ise değerlendirmenin öğretim sürecinden ayrılmamasıdır.
Öğretmen değerlendirme sonucunu yalnızca not vermek için değil, sonraki öğretim sürecini planlamak için de kullanabilir.
Öğrenci açısından da değerlendirme yalnızca dönem sonunda karşılaşılan bir sonuç olmaktan çıkıp öğrenme sürecinin içerisinde yer alan bir geri bildirim mekanizmasına dönüşebilir.
Bu nedenle Türkiye Maarif Modeli'nin ölçme yaklaşımında süreç, beceri, öğrenme kanıtı, geri bildirim ve gelişim kavramları birbirinden bağımsız değil, birbiriyle bağlantılı şekilde düşünülmelidir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Öğrenci Başarısını Nasıl Etkileyecek?
Türkiye Maarif Modeli'nin ölçme ve değerlendirme yaklaşımının öğrenci başarısına etkisini değerlendirirken yalnızca sınav puanlarını dikkate almak yeterli değildir.
Süreç odaklı bir değerlendirme anlayışının en önemli katkılarından biri, öğrencinin öğrenme eksikliklerinin daha erken fark edilmesine imkân sağlamasıdır.
Bir öğrenci bir konuyu anlamadıysa bunun dönem sonunda fark edilmesini beklemek yerine süreç içerisinde elde edilen öğrenme kanıtları üzerinden bu durum daha erken görülebilir.
Öğretmen de buna göre yeni bir etkinlik, tekrar çalışması veya farklı bir öğretim yöntemi uygulayabilir.
Bunun yanında öğrencinin güçlü olduğu alanların belirlenmesi de mümkündür.
Örneğin bir öğrenci yazılı sınavlarda orta düzeyde performans gösterirken proje çalışmalarında, problem çözmede veya sunum yapmada oldukça başarılı olabilir. Farklı değerlendirme araçlarının kullanılması öğrencinin bu yönlerinin daha görünür hâle gelmesine yardımcı olabilir.
Böylece eğitim sürecinde öğrencinin yalnızca eksikleri değil, güçlü yönleri de takip edilebilir.
Türkiye Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme Hakkında Sık Sorulan Sorular
Türkiye Maarif Modeli'nde sınavlar kaldırılacak mı?
Hayır. Türkiye Maarif Modeli ile birlikte yazılı sınavların tamamen kaldırılması söz konusu değildir. Yazılı sınavlar ölçme ve değerlendirme sürecindeki araçlardan biri olmaya devam etmektedir. Ancak değerlendirme yalnızca sınav sonuçlarına indirgenmemekte; öğrencinin bilgi ve becerilerinin süreç içerisinde farklı yollarla ortaya konulması hedeflenmektedir. MEB'in örnek yazılı çalışmaları da beceri temelli ve süreç odaklı ölçme yaklaşımına göre hazırlanmaktadır.
Türkiye Maarif Modeli'nde öğrenciler nasıl değerlendirilecek?
Öğrencilerin değerlendirilmesinde yazılı sınavların yanında öğrenme sürecinde ortaya çıkan farklı kanıtlardan yararlanılması hedeflenmektedir. Öğrencinin bilgi ve becerileri, performansı, yaptığı çalışmalar, uygulamalar, ürünler ve öğrenme sürecindeki gelişimi değerlendirme açısından önem taşımaktadır. Hangi ölçme aracının kullanılacağı ise dersin, öğrenme çıktısının ve ölçülmek istenen becerinin özelliklerine göre değişebilir.
Türkiye Maarif Modeli'nde süreç odaklı değerlendirme nedir?
Süreç odaklı değerlendirme, öğrencinin yalnızca belirli bir sınavdaki sonucuna değil, öğrenme sürecindeki gelişimine odaklanan değerlendirme yaklaşımıdır. Öğrencinin hangi konuları öğrendiği, hangi becerileri geliştirdiği, hangi alanlarda zorlandığı ve aldığı geri bildirimleri nasıl kullandığı süreç boyunca takip edilebilir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde ölçme ve değerlendirmenin süreç temelli, geliştirici ve beceri odaklı olması hedeflenmektedir.
Türkiye Maarif Modeli'nde beceri odaklı ölçme ne demek?
Beceri odaklı ölçme, öğrencinin yalnızca bilgiyi hatırlayıp hatırlamadığının değil, öğrendiği bilgiyi kullanabilme, yorumlayabilme, analiz edebilme, problem çözebilme ve farklı durumlara aktarabilme becerisinin de değerlendirilmesi anlamına gelir. Bu nedenle gerçek yaşam senaryoları ve otantik bağlamlar üzerinden hazırlanan sorular ve görevler önem kazanmaktadır. MEB'in 2026 yılında yayımladığı soru modelleme çalışmalarında da becerilerin bu tür bağlamlarla ölçülmesine yönelik ilkeler üzerinde çalışıldığı belirtilmektedir.
Türkiye Maarif Modeli'nde öz değerlendirme ve akran değerlendirmesi yapılacak mı?
Türkiye Maarif Modeli'nin ölçme ve değerlendirme yaklaşımında öğrencinin değerlendirme sürecine aktif şekilde katılması önem taşımaktadır. Öz değerlendirme ile öğrenci kendi öğrenme sürecini ve performansını değerlendirebilir. Akran değerlendirmesinde ise öğrenciler belirlenen ölçütler doğrultusunda birbirlerinin çalışmalarını inceleyebilir. Bu uygulamalar öğrencilerin yalnızca değerlendirilen kişi değil, aynı zamanda kendi öğrenmesini anlayan ve değerlendirme sürecine katılan aktif öğrenenler olmasını desteklemeyi amaçlar.
